19 Haziran 2026 tarihli ve 33285 sayılı Resmi Gazete’de KDV Kanununun 36’ncı maddesi uyarınca iade talepleri vergi incelemesine göre sonuçlandırılacak mükellefler kapsamına alınma işlemleri hakkında Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı (E: 2025/26, K: 2026/6) yayımlandı.

Karar ile mükelleflerin “3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 36’ncı maddesi uyarınca iade talepleri vergi incelemesine göre sonuçlandırılacak mükellefler” kapsamına alınmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda Bölge İdare Mahkemeleri arasında ortaya çıkan içtihat farklılığı giderilmiştir.

Kurul, söz konusu işlemlerin idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken işlemler niteliğinde olduğuna ve bu işlemlere karşı açılan davalarda uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiğine karar vermiştir.

Uyuşmazlığın Konusu

7524 sayılı Kanun ile KDV Kanununun 36’ncı maddesinde yapılan değişiklik sonrasında, iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan KDV iade taleplerinin vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilmesi esas yöntem olarak belirlenmiştir.

Bununla birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığına; mükelleflerin vergisel uyum seviyelerini dikkate alarak farklı iade yöntemleri belirleme yetkisi verilmiş, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde de belirli olumsuz rapor veya tespitleri bulunan mükelleflerin iade taleplerinin vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirileceği düzenlenmiştir.

Ancak söz konusu kapsama alınma işlemlerinin dava konusu edilip edilemeyeceği hususunda Bölge İdare Mahkemeleri arasında farklı kararlar verilmiştir.

Danıştay’ın Değerlendirmesi

Kurul kararında, bir işlemin iptal davasına konu olabilmesi için “kesin ve yürütülmesi gereken işlem” niteliğinde olması gerektiği hatırlatılmıştır.

Danıştay, “KDV Kanununun 36’ncı maddesi uyarınca iade talepleri vergi incelemesine göre sonuçlandırılacak mükellefler” kapsamına alınma işleminin yalnızca ilgili mükellefi değil, onunla hukuki ilişki içerisinde bulunan diğer mükellefleri de etkileyebileceğini belirtmiştir.

Kararda, bu kapsamda yer alan mükelleflerle ticari ilişki içinde bulunan diğer mükelleflerin, KDV iade kontrol raporları veya tam tasdik sözleşmeleri kapsamında yapılan bilgi talepleri sırasında bu durumla karşılaşabilecekleri ifade edilmiştir.

Kurula göre bu durum, ilgili mükellefle hukuki ilişki içerisinde bulunan kişilerin ticari bağlarını sonlandırmayı tercih etmelerine yol açabilecek olup, mükellefin ticari hayatı ve ekonomik durumu üzerinde olumsuz etkiler doğurabilecektir.

Bu gerekçelerle Danıştay, söz konusu işlemin mükellefin vergisel hak ve yükümlülükleri üzerinde hukuki etki ve sonuçlar doğurduğunu ve bu nedenle idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olduğunu değerlendirmiştir.

İşlemlerin Hukuki Dayanağına İlişkin Değerlendirme

Kararda, 31.10.2024 tarihinde yürürlükten kaldırılan “Özel Esaslar” düzenlemeleri sonrasında oluşturulan sistemin, 3065 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinde yapılan değişiklikler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği de ortaya konulmuştur. Kurul, söz konusu işlemlerin yasal dayanağının bulunmadığından söz edilemeyeceğini ve bunların hukuka aykırı bir kodlama veya kategorizasyon olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.

Danıştay, KDV Kanununun 36’ncı maddesinde yapılan değişiklik sonrasında vergi inceleme raporu sonucuna göre iade yapılmasının esas yöntem olarak belirlendiğini, buna karşılık Hazine ve Maliye Bakanlığına mükelleflerin vergisel uyum seviyelerine göre farklı iade yöntemleri belirleme yetkisinin verildiğini vurgulamıştır.

Bu çerçevede, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin “İadeleri Vergi İncelemesine Tabi Olanlar” bölümüne dahil olduğu tespit edilen mükellefler hakkında tesis edilen işlemlerin yasal dayanağının bulunduğu ve söz konusu belirlemenin hukuka aykırı bir kategorizasyon veya kodlama olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilmiştir.

Davalarda Esas İncelemenin Kapsamı

Danıştay, bu işlemlere karşı açılan davalarda uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bu kapsamda mahkemeler tarafından, işlemin tesisine dayanak alınan ve Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin “İadeleri Vergi İncelemesine Tabi Olanlar” bölümünde yer alan olumsuz rapor veya tespitlerin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilecektir.

Sonuç

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, mükelleflerin “3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 36’ncı maddesi uyarınca iade talepleri vergi incelemesine göre sonuçlandırılacak mükellefler” kapsamına alınmasına ilişkin işlemlerin, mükellefin vergisel hak ve yükümlülükleri üzerinde sonuç doğuran ve idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken işlemler olduğuna karar vermiştir.

Kurul ayrıca, bu işlemlere karşı açılan davalarda uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve işlemin tesisine dayanak yapılan hususların hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiğine karar vererek bu konudaki içtihat farklılığını gidermiştir.

Söz konusu Karara aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşabilirsiniz.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı (E: 2025/26, K: 2026/6)